'Oruç Tutan Şehir' Erzurum ve Ramazan

Erzurum, sadece insanların oruç tuttuğu bir yer değildir. Ramazan'da Erzurum, şehir olarak da oruç tutar...

'Oruç Tutan Şehir' Erzurum ve Ramazan

Erzurum, sadece insanların oruç tuttuğu bir yer değildir. Ramazan’da Erzurum, şehir olarak da oruç tutar

Kendine özgü Ramazan geleneklerinin bulunduğu müstesna şehirlerimizden biri de Erzurum'dur.

Her şehrin, onu özel kılan, diğerlerinden ayıran ve öne çıkaran bir yönü vardır. Bazı şehirler coğrafi konumlanyla, ik­limleriyle, doğal güzellikleriyle, bazılan mutfaklanyla, bazdan mimarileriyle öne çıkarlar. Bu nitelikleri artırmak mümkündür, ancak diyebiliriz ki şehirler, hangi özellikleriyle öne çıkarsa çık­sın temelde kültüre sağladıklan katkılanyla tanınırlar. Çünkü şehir, kültür ve medeniyetin yeşerdiği yerdir.

Doğduğum günden bu yana elli yılı aşkın bir zamandır ya­şadığım şehrim olan Erzurum’un da öne çıkan birçok özelliği vardır. Sözgelimi Erzurum, rakım olarak çok yüksek bir konum­da olmasıyla tanınmaktadır. Yüksek rakımlı olmasından dolayı kış mevsiminin aşırı soğuk geçmesiyle de tanınır Erzurum. Ya­zın her yer sıcaktan kavrulurken Erzurum, adeta doğal bir klima gibidir.

Ama bu önemli özelliklerin yanında biri var ki ondan söz edildiğinde akla gelen şehirlerin başında Erzurum gelmektedir. Aslında sözünü edeceğim konu bir özellik veya nitelik değil, ama onun idrak edilişi sırasında ortaya çıkan bazı uygulamalar, Erzurum'a özgü olduğu için sanki bir nitelik gibi algılanmakta­dır. Bahse konu olan uygulamalar kısa bir zaman dilimini değil bir ay gibi uzun bir zamanı içine aldığı için de bu ayda yapılan­lar, şehirlerin adlarıyla anılır hale gelmektedir. Bu ay, İslam dininin, kendisine inananlara oruç tutmak gibi bir mükellefiyet yük­lediği Ramazan ayıdır ve Ramazan, sadece tuttuğumuz oruçlar­la değil, bir ay boyunca yapılan etkinliklerle de hafızalarımızda yerini alan özel bir zaman dilimidir.

Oruç, bütün dinlerde bulunan ama İslam dininde kameri aylardan Ramazan’a hasredilen bir ibadettir. Bu bir aylık oruç ibadeti Kur’an’da yer alan “Ey iman edenler! Oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. (Bakara suresi, ayet 183) ayetiyle bütün Müslümanlara farz kılınmıştır. Bir ay boyunca Dünya’daki Müslümanlar, Allah'ın emri olan bu ibade­ti yerine getirirler. İmsak vaktinden akşam ezanı vaktine kadar yiyip içmeme ve cinsel münasebette bulunmama tarzındaki formel ibadet, bütün Müslümanlarda aynıdır. Ancak bu dini göre­vin dinsel boyutu dışındaki uygulamaları milletlere göre farklılık gösterir. Türk milletinin Ramazan ayına yaklaşımı, iki boyut­ludur. Biri orucun tanımına uygun olarak yapılan dinsel ibadet ki belli vakitler arasında konulan yasaklara harfiyen uymaktan ibarettir. Diğeri de bu dini ibadeti bize özgü bazı adetler ve ge­leneklerle süslemektir ki bu da Ramazan’ın kültürel boyutunu oluşturur. İşte bu kültürel yön, ekmeğinden yemeğine, mahya­sından eğlencesine kadar her uygulamasıyla diğer İslam ülke­lerinden farklı olan ve Süheyl Ünver'ın “Ramazan Medeniyeti" benim de “Türk Ramazan Kültürü” olarak isimlendirdiğim bir şehir kültürüdür.

Kendine özgü Ramazan geleneklerinin bulunduğu müstesna şehirlerden biri Erzurum

Değişik millet ve ülkelerde Ramazanla ilgili uygulama­lar farklı olduğu gibi, güzel ülkemizin değişik şehirlerinde de Ramazan’la ilgili geleneklerin birbirinden farklı olduğu görül­mektedir. Kendine özgü Ramazan geleneklerinin bulunduğu müstesna şehirlerimizden biri de Erzurum'dur.

Sadece insanları değil, şehri de oruç tutan Erzurum

Erzurum, sadece insanların oruç tuttuğu bir yer değildir. Ramazan’da Erzurum, şehir olarak da oruç tutar. Şehir oruç tu­tabilir mi sorusuna cevap “tutabilir"dir. Nasıl mı? Yahya Ke­mal, “Atik Valde’den İnen Sokakta” şiirinde oruç tutan bir semt­ten söz etmektedir.

İftardan önce gittim Atik-Valde semtine,

Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine,

Sessizdiler. Fakat Ramazan mâneviyyeti Bir tatlı intizâra çevirmiş sükûneti;

Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler,

Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer birer;

Bakkalda bekleşen fıkarâ kızcağızları. Az çok yalandan sezdiriyor top ve iftarı.

Meydanda kimse kalmadı artık bütün bütün;

Bir top gürültüsüyle bu sahilde bitti gün.

Top gürleyip oruç bozulan lâhzadan beri,

Bir nurlu neş’e kapladı kerpiçten evleri.

Yârab nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

İşte Erzurum, Yahya Kemal'in şiirinde anlattığı bu semt gibi, oruç tutan bir şehirdir. Ramazan aylarında Erzurum'da gün boyu konuşulan tek mevzu, yine Ramazan’dır.

Evlerde, çarşı­larda, pazarlarda, kısacası her yerde oruç ve oruçla ilgili konular anlatılır. Bir ay boyunca, iftar zamanı açık olanların dışındaki bütün lokantalar, “tadilat dolayısıyla kapalıyız" yazısını asarak dinlenmeye çekilirler. İftarda açık olanlar bile Ramazan boyun­ca gündüz saatlerinde hiçbir müşteriyi kabul etmezler. Sanki ye­meklerin yapıldığı lokantalar da oruç tutmuş gibidir, iftarda açık olmayan lokantalar, bu bir ay içinde lokantalarım bakıma alır ve tamir işlerini tamamlarlar.

İmsak vaktiyle iftar vakti arasında elinde gıda bulunan ve bunu yiyen, su veya sigara içen tek insan göremezsiniz. Çocuk­lar bile aldıkları iftarlıkları bekletir ve iftar saatinde yerler. Şim­di diyeceksiniz ki bu şehre yabancılar, turistler gelmez mi? En azından Ramazan’da dışandan gelen yolcular yemeklerini ne­rede ve nasıl yerler? Onlar için çözüm, şehrin dışında bulunan otobüs terminalinin lokantasıdır. Yolcular terminaldeki lokan­tada yemeklerini yedikten sonra şehre geçerler. Hatta bu lokan­tada sadece yolcuları değil, orucunu tutamayan veya tutmayan ve şehirde ikamet eden insanları da görebilirsiniz. Tanıdık biri çıkarsa da “şehir dışına çıkacağım, seferiyim” deyip geçiştirirler.

Eski yıllarda Erzurum’a fazla turist gelmezdi. Şimdilerde ise büyük turistik oteller bulunduğu ve her şey dahil tarzı çalıştıkları için turistler yemeklerini bu büyük otellerde yemekteler. Üstelik bu oteller, Palandöken Dağı’nda bulunduğu için buralar Erzurumluyu pek de ilgilendirmez.

Yolcu veya turistlerden şehir içinde aleni olarak bir şey yiyip içenler olmaz mı? Olabilir. Bunlar, bundan beş, on yıl öncesine kadar hafif yollu okşanırlardı. Şimdilerde ise oruç tutmayanla­ra karşı daha anlayışlı bir bakış oluşmuş durumda; en azından eskisi kadar kaba davranılmıyor. Şehrimiz insanı, kabuğundan sıyrıldıkça, başka şehirlere gidip geldikçe bu konuda daha hoş­görülü davranmaya başladı. Şehrimizde açılan büyük alış veriş merkezi, Ramazan’da oruç tutmayan yabancıların veya yolcula- nn uğrak yeri oldu. Şehrimizde oruç tutmayanlar da artık oto­büs terminali yerine AVM'ye gidiyorlar. Zaten oruç tutmayan­lar, eskisi kadar da dikkat çekmiyor. Erzurum’da Ramazan aylannda AVM, terminal ve Palandöken'deki otellerin restoranlan haricinde şehir merkezi, oruç tutmaya devam ediyor.

Erzurum’a gelen herkes, burada Ramazan’ın yaşandığını rahatlıkla müşa­hede edebiliyorlar. Bana öyle geliyor ki Erzurum, daha uzun yıl­lar oruç tutan şehir vasfını korumaya devam edecektir.

Kaynak: Erzurum, 2013 H. Ömer Özden, Erzurum'da Ramazan

Taglar: Oruç, Erzurum, Ramazan, Erzurumda Ramazan, Şehir,


Bütün Engelli Çocukların Annelerini Yılın Annesi Seçildi Önceki Yazı

Bütün Engelli Çocukların Annelerini Yılın Annesi Seçildi

2017 Erzurum Ramazan İmsakiyesi Sonraki Yazı

2017 Erzurum Ramazan İmsakiyesi

Yorum Yazın