16 Kasım 2018 Cuma 08:06
0° Parçalı Bulutlu (SAKİN HAVA)
Erzurum'da Unutulmaya Yüz Tutmuş 23 Sanat ve Meslek KoluErzurum Ticari Hayatı

Erzurum'da Unutulmaya Yüz Tutmuş 23 Sanat Ve Meslek Kolu

24 Eylül 2017 00:00

Erzurum’da geçmişteki sanat ve meslek kollarına ilişkin en kapsamlı araştırma, folklor araştırması Sebahattin Bulut tarafından yapılmıştır. Büyük bir bölümü Bulut’un, “Damla Damla Erzurum” isimli eserinde yer alan eski sanat ve meslek kollarının başlıcaları şunlardır:

1- Kavaflar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Kavaflar çarşısındaki basık tavanlı küçük dükkânlar işyerleri idi. Bu işyerlerinden bazıları halen eski özelliklerini devam ettirmektedirler. Kavaflar çarşısında; sarı pabuççular, mestçiler, saraçlar, abacılar, dikiciler, çevirmeciler sanat ve mesleklerini sürdürürlerdi. Kavaflar Çarşısı’nın bir başka özelliği de dükkân cephesinde cam çerçeve olmayışı idi. Kavafın kış günleri Erzurum’un dondurucu soğuğunda müşterisini beklemesi zarureti vardı. Günümüzde; bu uygulamadan vazgeçilmiş cam çerçeve yapılarak soğuğa karşı gerekli önlemler alınmıştır. Çarşının bir bölümüne de tenekeci ve sobacılar yerleşmişlerdir.

2- Abacılar

Kavaflar çarşısının ikinci esnafı abacılar idi. Abacılarla kavaflar, çarşıyı ortaklaşa bölüşmüşlerdi. Erzurum ve çevresinin giyim kuşamı bu iki esnaf grubu tarafından yapılmaktaydı. Abacı sınıfı sadece zığva, yelek ve gazeki (ceket) diker, batı stilinde pantolon, yelek, ceket dikmesini bilmezlerdi. Abacı esnafı, ustalık ve marifetini en çok gazeki (ceket) de gösterir, kumaş üzerini motifle işler, motiflerde görülen noksanlık hoş karşılanmazdı.

3- Marancılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Erzurum’da terk edilmiş sanatlardan biri de marancılıktır. İtalyanca’da Marangone; ağaç işleri ile uğraşan ve ağaçları çeşitli eşya yapan sanatkar demektir. Bu kelime Türkçe’ye daha sonraları “marangoz” olarak yerleşmiştir. Ancak, Türkçe’de her ağaç işini yapana marangoz denilmemiş, marangozluk kendi içinde mobilyacılık, dülgerlik, doğramacılık, marancılık, fıçıcılık, çıyrıkçılık, modelcilik gibi birimlere ayrılmıştır. Erzurum’da, kağnı arabasının tekerine maran, bunu yapana ise “marancı” denir. Sebahattin Bulut’un belirttiğine göre; eskiden Erzurum’da “maran” adı verilen, valiz yerine kullanılan küçük sandıklar yapılır ve bunları yapanlara da “marancı” denirmiş. Fakat maranın yörede en yaygın olarak kullanılan şekli, “kağnı arabası tekeri” olanıdır.

4- Çulfalar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Erzurum’da “ehram” denilen, yünden yapılmış çarşaf türü örtüyü dokuyanlara “culfa” denirdi. Çulha; dokumacı, el tezgâhında kumaş dokuyan, culeh ise, fakirlerin giydikleri çul veya kaba dokuma kumaşa denir. Erzurum’da eskiden, Belediye İş Hanı ile Vakıflar İş Hanı arkasında kalan sokağa, “İhramcılar” veya “Culfacılar Çarşısı” denirdi. Ehram Erzurum’da yaşlı kadınların, köylerde ise bütün kadınların sokak giysisi idi. Bugün bazı yaşlı kadınlar dışında, ehramı, sokak giysisi olarak kullanan kadın sayısı çok sınırlıdır.

5- Mutaflar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Mutaf sözcüğü “muy” dan geliyor. Muy, Farsçada “kıl” demektir. Erzurum’da keçi kılından yapılan malzemeye “mutafiye” yapana “mutaf denir. Bundan 60-70 yıl öncesine kadar Erzurum’da çok revaçta olan mutaflık, bugün artık önemini yitirmiş, terk edilmiş sanatlar arasında yerini almıştır. Önceleri, Türk ordusunun büyük bir bölümü atlı birliklerden oluşuyordu. Ordunun yem torbası, gebresi, çulu, kolanı (kayışı) Erzurum esnafından alınıyor, ticarî hayatın canlanmasına önemli katkılarda bulunuluyordu.

6- Keçeciler

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Keçe, köy odalarının, ahır sekilerinin sergisi, sürü otaran çobanın da yorganı döşeğidir. Süvari binek hayvanlarının eğer altı (ter alıcı aracı) olan keçe, bir zamanlar askerler tarafından soğuk günlerde çizme olarakta kullanılmıştır. Günümüzde keçe, yerini tezgâh ve makine halılarına bırakmıştır. Sadece çobanlar “kebe” olarak kullanmaya devam etmektedirler. Yakın zamana kadar Erzurum’da, keçeciler Kevelciler Çarşısı’nda kevelcilerle yan yana çalışırlardı.

7- Kevelciler

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Kışın çok şiddetli soğukların görüldüğü Erzurum’da en çok rağbet edilen ısınma aracı keveldi. Mahalle bekçisinden posta katarna kadar herkes kar, tipi ve soğuktan keveli sayesinde korunurdu. Atlı ve öküzlü kızaklarla köyden şehre gelen köylüler, kevele sarılarak yolculuk yaparlardı. Kevel yapanlara “kevelci” denirdi. Kevelci, Kevel imalinde koyun derisi kullanırdı. Yüzülmüş koyun derisi tuzlandıktan sonra basit yöntemlerle tabaklanır, sonra derinin tüylü yüzü içe getirilmek suretiyle geniş palto biçiminde dikilirdi. Dış yüzüne de kırmızı bir boya sürülerek güzel bir görünüm kazandırılmaya çalışılırdı.

8- Kazazlar (Gazezler)

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Kazaz ham ipek işleyen ipeği ibrişim haline getiren kimseye denilmektedir. Erzurum’da, tesbih dizen, imame başlığını ipek iplik veya sırma ile ören, kamçının ipek ipliğini bağlayan esnafa verilen addı. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde, Erzurum çarşısından bahsederken: “800 kadar dükkânı, kargir kubbeli mamur bir bedasteni, saraçhanesi; kazazları, kuyumcuları, terzileri mevcuttu” diyor.

9- Tandırcılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Tandırcılık Erzurum’da başlı başına bir meslek grubu oluşturamamıştır. Tandırcılara ait bir çarşı, pazar, dükkân, tezgâh yoktu. Tandırcının evi, iş yeri aynı hane içindedir. Eski evlerdeki merek, ahır, aşhane gibi geniş bölmelerde yapılan bir zanaat dalıydı. Tandırcılar, kırmızı tandır toprağını uzaklardan arabalarla getirirler, ailece tandır yapımı ile uğraşırlardı.

10- Saraçlar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Koşum, eğer takımlarıyla benzeri malzemeyi yapıp satan kimselere “saraç” bu malzemeye de “saraciye” denir. Erzurum’da eskiden saraçlık da çok rağbet gören bir meslek dalı idi. Binek atlarının süslü eğerleri araba atlarının koşum takımları, “serhatlık” tabir edilen ve bele bağlanan “tabaka, bıçak, çakmak vb. araçların konulduğu” meşin kemerler, pazubentler, tabanca kılıfları hep saraçlar tarafından imal edilirdi.

11- Çakmakçılar

İnsanoğlunun ilk çakmağı, çeliği taşa vurmak suretiyle elde ettiği bildirilmektedir. Çelikten çıkan kıvılcımın “kav” adı verilen yanıcı maddeye sıçraması ile ateşlenme olayı gerçekleşmiş oluyor. Erzurum’da çakmakçılığın bir meslek haline gelmesi benzinli döneme rastlar. İlk çakmaklar depolu, taşlı, pamuk fitilli olanlardı. Bu çakmaklara sonraları değişik şekiller verilerek; “ibrik biçiminde”, “cep saati biçiminde” ve diğer başka şekillerde imalatı sürdürülmüştür.

12- Bıçakçılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Bıçakçılık insanlık tarihi kadar eskidir. Kesici aletlerin bulunması olayı tarih öncesine dayanır. Geçmişte bıçakçılığın Anadolu’nun birçok yöresinde bir meslek dalı olduğu görülüyor. Erzurum’da da “bıçakçılık” ilgi gören mesleklerden biriydi. Bıçakçı esnafı bıçak, hançer, kama, kılıç yaparlardı. İş yerleri daha çok Gülahmet civarında idi.

13- Çıyrıkçılar (Çıkrıkçılar)

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Çıkrık sözlüklerde; su kuyusundan kova çeken alet, balıkçı oltası yapılırken kıl bükmek için kullanılan araç, keten kenevir ipliği eğirmek için kullanılan ilkel bir araç olarak tanımlanıyor. “Çıkrık” kelimesinin Anadolu’daki genel adı yanında Erzurum’da “çıyrık” olarak kullanılan bir şekli daha vardır. Çocuklar yürümeye başlayınca elleri ile tutup sürdüğü ve tekerlekli dolaşım aracına Erzurum’da “çıyrık” bunu yapanlara da “çıyrıkçı” denir. Çıyrıkçılar, çıyrık dışında; fırfırik (topaç), merdane, oklava ve teşi vb. araç gereçler de yaparlardı. Eskiden çıyrıkçıların iş yerleri daha çok Tebrizkapı ve Ulucami civarında bulunmaktaydı.

14- Çarıkçılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Çarık insanoğlunun ayağını taştan, topraktan, dikenden koruyan ilk ayak giysisi olsa gerek. Teknoloji gelişinceye kadar Anadolu insanı da asırlarca çarık giymiştir. Tacirler uzun yolları çarıkla aştılar, çiftçiler sapanlarının ve kotanlarının peşinde çarıkla yürüdüler. Hal böyle olunca, geçmiş yıllarda nüfusun çoğunluğu rençber olan Anadolu insanının giyim ihtiyacını karşılamak için ortaya çıkan çarıkçılık, bir meslek halini aldı.

15. Purutçular

Pur, Sivas yöresinde alçıtaşına denir. Kolay eriyen, jipsli tabakalarda erime sonucu meydana gelen kapalı çukurlara da “pur” denir. Purların ortasında biriken su birikintilerinden oluşan göller “pur gölleri” adıyla bilinir. Saksı, çanak, çömlek cinsinden araçlara “purut”, bunları imal edenlere de Purutçu” denmesi su biriktirmedeki benzerlikten kaynaklanmış olmalıdır. Erzurum çevresinde söylenen “Purutçu çanakları gibi dizilip durmayın! sözü, geçmişte purutçuluğun yörede, bir meslek dalı olduğunu gösteriyor.

16- Hasırcılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Kurumuş bitki saplarından, saz gövdelerinden veya saplarından örülmüş, genellikle taban döşemesi, bazen duvar ve taban kaplaması olarak kullanılan bir cins ot kilime Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi, Erzurum’da da “hasır” denir. Eskiden Anadolu köylerinde hasır, sadece odaların, sekilerin sergisi değil, camilerin de taban döşemesi idi. Eskiden Erzurum ova köylerinin geçim kaynaklarından biri de hasırcılıktı.

17- Takımcılar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Önceleri Erzurum’da kuyumculuk ve takımcılık ayrı ayrı sanat dallarıydı. Kuyumcu; altın ve gümüşten mamul takıları yapar, takımcılar ise Oltu taşı, yasemin, zeytin ve benzeri maddelerden tesbih, ağızlık, tabaka gibi takımları yaparlardı. Bu araçların hepsi birden takımı oluşturduğundan, bunları yapanlara “takımcı“ denirdi.İyi bir ağızlık sahibi olmak isteyen, önce takımcıya ağızlığı ısmarlar, sonra kuyumcuya götürerek sigaranın takıldığı yere “kozluk” tabir edilen altın çerçevesi taktırır, gerekirse üzerine marka işlenirdi.

18- Nalbantlar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Motorlu taşıtların tarımda ve taşımacılıkta kullanılmalarından önce yazın kağnı, at arabası, kışın kızak, taşıma aracı olarak kullanılmaktaydı. Tarlaların sürümü ise; karasaban, pulluk, kotan gibi aletlerle yapılıyordu. Bütün bu işler hayvan gücüyle yapılmak zorundaydı. Koşu hayvanlarının nallanmasında zorunluluk vardı. Hal böyle olunca Erzurum’da nalbantlık gözde mesleklerden biri olmuştu. Demirciler çarşısında bulunan küçük kilisenin civarı nalbant dükkânlarının yoğun olduğu yerdi.

19- Sabunhaneler ve Sabuncular

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Erzurum’da bundan 60-70 yıl öncesine kadar ilkel usullerle çalışan iki sabunhane vardı. Bunlardan biri Dere Mahallesi’nde diğeri şimdiki Gazeteciler Sitesinin altında idi. Buralarda; “kara sabun” veya “b... sabunu” denilen yeşil renkli bir sabun imâl edilirdi.

20- Dabakhaneler ve Dabaklar

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Kelimenin aslı “dabbağ” olup Arapça bir isimdir. Anadolu halkı bu kelimeyi “dabak” veya “tabak” olarak telaffuz etmiştir. Erzurum ve çevresinde “dabak” şekli yaygındır. Dabaklık, çiftçilik gibi insanoğlunun ilk mesleklerinden sayılır. Dabakların pirlerinin Hz. Adem’e, şeyhlerinin Ahi Evran’a dayandığı görüşü Erzurum’da da yaygındır. Bundan dolayı Dabağlar Şeyhi, aynı zamanda bütün esnafın şeyhi sayılırdı. Bugünkü anlamı ile dabağlar şeyhi, esnaf derneklerinin başkanıydı.

21- Faytoncular (Faytoncular)

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Faytonculuk eskiden Erzurum’da gözde mesleklerden biriydi. Motorlu taşıtların çoğalması en büyük darbeyi faytonculuk mesleğine vurmuş, bu mesleğin önemini ortadan kaldırmıştır. Erzurum’da faytonculuk konusunda ilk araştırmayı yapan Hayati Genç’in belirttiğine göre; fayton Erzurum’a son Rus işgali sırasında gelmiştir. Ruslar makam arabası olarak kullandıkları faytonları işgalden sonra Erzurum’da bırakıp gitmişlerdir. Daha sonra yenileri de yapılarak çoğalmış ve şehiriçi taşımacılıkta kullanılmaya başlanmıştır.

22- Semerciler

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Erzurum’da eskiden semercilik kazanç getiren mesleklerden biriydi. Çevre il ve ilçelerde yaşayan halk, at, eşek ve katırlarının semer ihtiyacını Erzurum’dan temin ederlerdi. Önceleri yirmiye yakın tezgâh varmış. Şimdi bu sayı ikiye düşmüş ve onlar da mesleklerini terk etmek üzereler.

23- Berberler

Erzurum Eski Sanat ve Meslek Kolları

Geçmişte Erzurum’da hatırı sayılır mesleklerden biri de berberlikti. Kırk yıldan beri berberlik mesleğini fiilen yürüten, Berberler ve Kuaförler Odası II. Başkanı Naci Çetin’in verdiği bilgilere göre eskiden berberler, berberlik görevi dışında halka çeşitli hizmetlerde bulunurlarmış. 

Kaynak: Dr.Lütfi Sezen, Erzurum Folkloru 3. Baskı | 299

Fotoğraflar: Muzaffer Taşyürek, Metin Diler, Erkutap Arşivi, ERVAK

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.