11 Aralık 2018 Salı 05:12
3° Parçalı Bulutlu (SAKİN HAVA)
İlginç ve Önemli Bilgileri İle 'Milli Mücadele Erzurum'undan Mühim Bir Mektup'Erzurum Tarihi

İlginç Ve Önemli Bilgileri İle 'Milli Mücadele Erzurum'undan Mühim Bir Mektup'

27 Ekim 2017 23:53

Milli Mücadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Erzurum Lisesi’nde öğretmenlik yapmış olan Hüseyin Hüsnü Bey tarafından kaleme alınan ve 21 Mart 1921 tarihli Sebilü’r-Reşad Mecmuası’nda yayınlanan “Erzurum Mektubları” isimli yazı, Milli Mücadele yıllarında Erzurum’daki sosyal, iktisadi ve kısmen siyasi durumu, aydın bir şahsiyetin gözünden aktaran önemli bir belgedir...

Erzurum Mektupları

Burası (Erzurum) mühim bir İslam merkezidir. Erzurum şarkın, İslam âleminin kapısıdır.

Mukaddes gayeleri, ulvi, dini fikirleri İsi am memleketlerine neşr için en müsait nokta burasıdır. Böyle iken buraya ne kâfi derecede mecmua geliyor ne de diğer gazeteler. Haftada bir defa Albayrak namıyla küçük bir gazete çıkıyor ki buranın ihtiyacına bile kâfi gelmiyor...

Erzurum şehri bugün hazin bir manzara arz etmektedir.

Erzurum, Palandöken Dağları ile Kop Dağları arasında sıkışmış,10 km arzında bir ova kenarında, Palandöken Dağlarının eteğinde, sath-ı bahirden takriben üç bin metreye karib bir irtifada, şimale nazır hafif meyilli bir sath-ı mail üzerinde, büyük buz dağına benzer, meşceresiz, deresiz, harab mezarı andırır bir şehirdir. Şehrin bir kısmı seferberlik esnasında caddeler açmak için yıkılmış, askeri ve miri binalar da tahliye esnasında yıkılmış, kalanlarını da Ermeni çeteleri ve Ruslar çekilirken yıkmışlar. Bu sebeple Erzurum şehri bugün hazin bir manzara arz etmektedir.

Bir gün kar yağıyor müteakiben havalar bir ay sakin ve güneşli devam ediyor...

Erzurum Mektupları

Alelade hararet derecesi sıfırın altında 15’tir. 30’a kadar baliğ olduğu vardır. Müthiş soğuklar, fırtınalar daha ziyade şubat ve mart aylarında oluyor. Şimdiye kadar havalar bir düziye idi . Bir gün kar yağıyor müteakiben havalar bir ay sakin ve güneşli devam ediyor. Fakat sokaklarda çamurdan geçilmez. Her tarafta olduğu gibi burada da belediye bir mevcudiyet gösteremiyor. Bilmem bu derde bir çare bulunamayacak mıdır? Ya bu belediye teşkilatını bir nizama koymalı yahut büsbütün kaldırmalı. Hem belediye olur hem de memlekette nezafet ve ümran bulunmazsa o halde belediyenin vücudu ile yokluğu müsavi olmaz mı?

Ruslardan o kadar çok araba kalmış ki her hanede bir iki tane mevcut; fakat bir işe yaramıyor.

Bir tarafı kırılmış, tamir edecek sanatkâr olmadığı için bir kenara atılmış. Çürüyüp gidiyor. Yeniden inşa şöyle dursun tamire de ehliyetimiz olmaması insanı pek meyus ediyor.

Rusların tahribattan ziyade metrukâtı çoktur.

Erzurum Mektupları

Trabzon’dan Zigana Dağı’na yakın bir mesafeye kadar şimendifer tesviyei turabiyesi yapılmış, yollarda dekovil arabaları, yarı kırık otomobiller, silindirler, taş makineleri dolu fakat hepsi çürümeye mahkûm. Hele dekovil hattı rayları o kadar bol ki belki Zigana’ya kadar teşrife kafi. Çoğu toprak altında kalmış, aradan iki sene daha geçerse maden çıkarır gibi toprakları kazmak lazım gelecek.

 Ruslar, o kadar şimendifer malzemesi yığmışlar ki bu hattı Ankara’ya kadar inşa edebilir. 

Ruslar, Sarıkamış’tan Erzincan’a kadar şimendifer inşasına teşebbüs etmişler ise de ikmaline muvaffak olamamışlar. Yalnız Erzincan’a kadar tesviye-i turabiye yapılmış. Erzurum’un 6 saat kuzey batısına kadar şimendifer işliyor. Erzurum’dan Kars’a kadar şimendiferle gitmek kâbil. Bu hattın arzı, 75 cm’dir. Ruslar, o kadar şimendifer malzemesi yığmışlar ki bu hattı Ankara’ya kadar inşa edebilir. Köylere varıncaya kadar bütün depolar ray, kürek, kazma, köprücü malzemesi, dinamit vs. lebalep (ağzına kadar dolu). Bunların henüz sayılmasına imkan olmadığını söylüyorlar.

Acaba Anadolu’nun şarkını garbına rabt edecek şimendifer hattını ne zaman inşa edebileceğiz?

Ruslar, Hasankale’den çıkardıkları ziftle bu civardaki askeri ihtiyaçlarını temin etmişler. Erzurum’a 6 saat mesafede Kükürt madenlerini dahi işletmişler.

Erzurum Mektupları

Hatta yarım saat mesafesine kadar bir demiryolu hattı şubesi yapmışlar. Fakat şimdi bu hat, metruk ve harap bir haldedir. Erzurum-Kars trenleri odunla hareket ettiğinden iki günlük mesafeyi bir haftada bile kat edemiyorlar.

Bu civarda muhtelif madenler dahi boldur.

Siyah kehribar, arduvaz, kireç, siyah ve sert değirmen taşları, alçı, soda, gaz madenleri pek çok olduğu malumdur. Askerî kimyahanesinde pek çok kısımları tahlil edilmiştir.       .

Ruslardan kalma elektrik makineleri de pek boldur. Şehir, Ruslar zamanında el elektrikle tenvir edilirken şimdi gazla çalışan motorlara mahkûm olunmuştur. Gazın okkası 100 kuruştur. Pek çok olan şelalelerden istifade edilemiyor.

Yorgan altında, soba başında üşümemek kâbil değil.

Rusların, Sarıkamış ormanlarından kestikleri ve inşaatta kullanmayıp terk ettikleri azami 1 metre kutrunda çam ağaçları köylüler tarafından Erzurum’a getiriliyor. Kantarı yani 180 okkası 450-700 kuruşa kadar satılıyor. Lakin gelecek seneye bir tane kalmayacaktır. Buranın soğukları dehşetli. Yorgan altında, soba başında üşümemek kâbil değil.

Paralar Avrupa’ya, Amerika’ya akıyor...

Erzurum Mektupları

Burada ekmeğin okkası 14-18 kuruştur. Basma ve astarın arşını 50 kuruştur. Ahali , umumiyetle göreneğe tabi olduğundan herkes manifaturacı veya bakkaldır. Bütün dükkanlar Avrupa emtiası ile doludur. Tüccarlarımız Avrupa fabrikalarının komisyoncusu... Paralar Avrupa’ya,  Amerika’ya akıyor. Bu gidişle iktisaden mağlubiyetimiz muhakkak. Burada sanayi, Ermenilerin elinde imiş. Onlar çekildikten sonra dâhili sanayi de sönmüş. Terzi, bakırcı, kuyumcu, demirci, marangoz, dökümcü, mimar gibi sanatkârlar yok. Birkaç tane kunduracı ve yemenici mevcut. Yeni bakırın kıyyesi 400-500 kuruştur. Eskisi ise 15 kuruşa. Halk, hep eskilerle idare ediyor.

Buranın ahalisi iyi, salabetli Müslümanlar. İslam ahlakını muhafaza etmişler. Fakat rehberler noksan.

İktisadiyat hususunda bunlara doğru yolu gösterecek olanlar bulunsa çok terakki husule gelebilecek. Saf ve temiz adamlar. Kahraman adamlar. Bu cihetler çok iyi. Hükümete karşı muhabbetleri de çok. Çünkü hayatlarını kurtarmış. Eğer ordu, bir gün daha gecikse imiş Erzurum’da Ermeniler bir tek erkek bırakmayacaklarmış. Çalıştırmak bahanesiyle Müslüman ahaliyi cebren toplayıp birkaç cesimhaneye doldurmuşlar ve ateşle yakmışlar. Geçen gün Rusya’dan bir heyet geldi. Burada hafriyatta bulundu (kazı yaptı). Pek çok yanmış cesetler çıkarıldı. Hala da pek çok. Bir kısmı ordunun şehre duhulü ile ateşler arasından kurtarılmış.

Komünizmin, Rusya’yı perişan ettiği fikri burada hâkimdir.

Erzurum Mektupları

Geçen gün Rusya’dan Mustafa Suphi’nin riyaseti altında Türk Komünist heyeti diye bazı kimseler geldi. Bu zat, bura (Erzurum) idadisinde tahsil etmiş olduğu için kendisini eskiden tanıyorlar. Ethem Necat da bu Türk komünist heyetinin arasındaydı. Ahali, bu serseri alayına buğz ve nefret gösterdi. Bunları şehre bile sokmadılar. Komünizmin, Rusya’yı perişan ettiği fikri burada hâkimdir.

Asayiş burada pek iyi...

İngiliz nazırlarından Lord Curzon’un biraderi olduğu söylenen bir İngiliz (Yarbay Rawlinson), İstanbul’un işgali üzerine burada ahali marifetiyle tevkif edilmiş, hâlâ mevkuf. Asayiş burada pek iyi. Şark beldelerinde şimdi tek Ermeni yoktur. Hepsi Ermenistan’a gitmişler. Cihet-i askeriye, askeri mektepler Kars’a nakletti .

Her dersi ameli gösteriyorum. Talebe, mütelezziz oluyor...

Erzurum Mektupları

Mektebimiz (Sultanî Mektebi), sıhhi şartları havi ol mayan Sanayi Mektebi binasındadır. Umum mevcudu 200’e baliğ olamıyor. 150’si ibtidai kısımdadır. 8. sınıfta ancak 3 efendi vardır. Pek şayan-ı teessüf bir haldedir. Bu cihetten pek müteessirim. Okuyan çocukların çoğu memurların evladıdır. Tabi mektepler bugün memur yetiştiriyor. Eğer leyli olursa talebenin aratacağına şüphe yoktur. Ben, sınai ve fenni bir inkılap husule gelmesi taraftarıyım. Kars’tan nakledilme iki dershanemiz var ki emsali hiçbir sultanide yoktur. Bunlardan biri hikmet, hayvanat, nebatat ve madeniyat koleksiyonlarını havidir. Diğeri sırf kimyahane. Her nevi ecza mevcut. Her dersi ameli gösteriyorum. Talebe , mütelezziz oluyor (lezzet alıyor) ve fenne merak ediyor. Fakat üç kişi ile ne olur? Hiç! Neticesi memur olacaklar değil mi ? Neye yarar? Memleketin bî-pâyân (tükenmez) iktisadi kaynaklarını işletmek için binlerce, yüz binlerce fen adamının mesaisine ihtiyaç vardır. Bu esas mesele halledilmedikçe bu memleket için terakki imkanı yoktur.

Burada o kadar güzel şeker pancarı ve patates hâsıl oluyor ki hayret.

Bir şeker pancarı iki okka geliyor. İklim, Almanya gibi soğuk olduğundan ancak bir-iki nevi mahsul bolca yetiştirilebilir. Böyle iken burada şekerin okkası 100 kuruştan yukarıdır. Bir şeker fabrikası tesis olunsa bütün bu ahalinin şeker sarfiyatı temin edilir. Burada, Kafkasya’da, İran'da pek çok çay içildiği cihetle şeker ithalatı bütün ithalattan fazla bulunmaktadır. Bununla beraber Erzurum, transit merkezidir. Pek mühim bir sanayi ve ticaret merkezi olabilir.

Su, buz, kuru ot çok olduğu cihetle süt ve yoğurt her şeyden ziyade boldur.

Ayrıca yün bol olduğu halde fanila gibi ibtidai mensucat bile gelişememiştir. Hala el ile dokunuyor. Bir fanila 5 liraya mal oluyor. Hâlbuki yünün okkası 60 kuruşa...

Hâsılı bunlar ilim ve fen meseleleridir. Memleketin iktisadiyatı ancak ilim ve fen ile yükselir. Onun için mekteplerde böyle fenni ve sınai bir inkılaba lüzum vardır. Bu olmadıkça ne yapılsa boştur. Memurun çokluğu menfaatten çok mazarrat verebilir.

Erzurum Sultânîsi Ulûm-ı Tabiiyye Muallimi Hüseyin Hüsnü. (Sebilü’r-Reşad 1337: 36- 38).

Ruslar Anadolu'yu Ele Geçirmek İçin Erzurum'a Kaç Defa Geldiler?
Abdülhamid Han'ın Fermanında Vurguladığı 6 Önemli Nokta ve Kahraman Erzurumlular

İlginizi Çekebilir

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.