Erzurum'da Bebeklerin Toprakla Kundaklandığı "Höllük" Geleneği

Orta ve Doğu Anadolu insanının çaresizlik karşısında yavrusunu koruması amacıyla bebeklerini belli bir yaşa kadar toprakla kundakladıkları "höllük"

Erzurum'da Bebeklerin Toprakla Kundaklandığı "Höllük" Geleneği


Eledim eledim höllük eledim. Aynalı beşiğe bebek beledim...


Orta ve Doğu Anadolu insanının çaresizlik karşısında yavrusunu koruması amacıyla bebeklerini belli bir yaşa kadar toprakla kundakladıkları "höllük" geleneği, unutulmaya yüz tutsa da az sayıda aile tarafından sürdürülüyor.


Bebek Toprağı olarak adlandırılan Höllük nedir

Uzun zaman içinde sürüklenerek yâda yığılma ile oluşan, çoğunluğu milli, az kil, biraz alüminyum ihtiva eden, iki üç defa elekten geçirilmesi sonrasına mercimek, nohut iriliğinde kalanların ayrılıp, tava veya kazanlarda ısıtıldıktan sonra, çocuğun tenini yakmayacak bir kıvam ve iki üç kattan oluşan kese içinde, bebeğin beşiğine yerleştirilen toprağa höllük adı verilirdi.

anadolu'da höllük geleneği


Höllük nasıl uygulanır

Çocuğun uyku zamanı gelince, höllük uzun saplı ve saçtan yapılmış bir tavaya (höllük tavası) konur. İyice kızdırılır. İndirilip bir bebeğin dayanabileceği hale getirilir. Kundak bezi yere serilir. Onun üzerine kalınca bir bez (höllük bezi) yayılır. Höllük bu ikinci bezin üzerine aktarılıp elle düzlenir.

Bebek ayakları, kalçası ve beli höllüğün üzerine gelecek şekilde yatırılır. Ayaklarının arasına katlanmış bir bez daha konur. Onun görevi bebek kundak içindeyken ayaklarını oynattıkça topuklarının birbirine sürtünüp yara yapmasını önlemektir. Sırasıyla höllük, kundak ve kol bezleri sarılıp bağlanır.


Özellikle kışın odanın ısısı ne kadar düşük olursa olsun bu şekilde kundaklanan bebek asla üşümez.

Höllüğün kolay kolay düşmeyen ısısı onu uzun zaman sıcak tutar.

Altını kirletse bile fazla bir rahatsızlık duymayacaktır. İdrar höllükten süzülüp alta geçer. Pişik te olmaz. Çünkü höllük pişikleri de tedavi eder. Çocuğun altını her ıslatışında kundağını açıp bez değiştirmek gerekme­diği için, üşümesi veya uykusu bölünüp huysuzlaşması da söz konusu değildir. Bu durumda annesi de rahat eder. Kakasını yapınca sürekli ağlamak suretiyle bunu bazen belli eder. O zaman kundak açılır, höllüğü değiştirilir.

Bazı aileler höllüğün tamamını değiştirmeyip, yalnız kirlenen kısmını alıp gerisini tekrar kullanır.


Höllüğü sadece bebekler değil bazen büyüklerde kullanabilir

Bu toprak yalnız bebeklerin değil, büyüklerin de işine yarar, bazı tedavilerde ondan yarar­lanıldığı işitilmektedir. Şöyle ki: Taneler iyice dövülüp toz haline getirilir. Pişiklerde apış aralarına sürülürse pudranın görevini yapar. Derin bir kabın içine doldurulan höllük, iyice kızdırılıp ateşten indirilir indirilmez üzerine soğuk su dökülür. Hemen buharlaşma olur. Soğuk algınlığından şikayeti olanlar ayaklarını bu buharın üzerine tutarsa çabucak terleyip hastalıktan kurtulurlar. Yapılan bu işleme höllük buğusu denir. İlkel dense bile köylerde sık sık başvurulan bir yöntemdir.


Kışları uzun ve sert geçen Anadolu'da bebekleri koruma içgüdüsü

Höllük kışları uzun ve sert geçen Orta ve Doğu Anadolu insanının çaresizlik karşısında yavrusunu koruması ve bazen de kendi tedavisi için başvurduğu türküsünü söyleyecek kadar yaşamında yer verdiği bir gerçektir.

Elleri öpülesi Anadolu kadını bebeklerini uyutmak için ninni söylemeyi de ihmal etmezdi.

Eledim eledim höllük eledim.
Aynalı beşiğe bebek beledim,
Büyüttüm beledim, asker eyledim.
Gitti de gelmedi buna ne çare...

Paylaşım: Vehip Atalay Kitapsarayı-Erzurum

Yorum Yazın