Erzurum Lalapaşa Camisinin Hava Savunma Sistemi Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Bir Çoğumuzun Bilmediği Erzurum Lalapaşa Cami Hakkında Kısa ve Değerli Bilgiler.

Erzurum Lalapaşa Camisinin Hava Savunma Sistemi Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Lalapaşa Cami Hakkında!


Bir Çoğumuzun Bilmediği Lalapaşa Cami Hakkında Kısa ve Değerli Bilgiler…


Erzurum’un Yakutiye ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Yakutiye Medresesi arkasında yer alan tarihi Lalapaşa Camiinde yer alan hava savunma sistemi bildikleriniz gibi değil.


Hava savunma sistemi denilince akla, savaşlar ve ateşli teknolojik sistemler geliyor. Lalapaşa Camiinde ise yağışlı kötü hava koşullarında yıldırım düşmesi ile minarenin ve kubbenin yıkılmasını önleyecek çok farklı bir hava savunma sistemi var.

Peki bu tırnak içerisinde ‘Hava Savunma’ sistemi nerede mi? Lalapaşa Caminin giriş kapısının sağında ve solunda iki tane at kestanesi ağacı var. Bu ağaçlar sanılır ki yeşillik gölgelik olsun diye buraya dikilmiş. Oysa asıl gaye Lalapaşa camisine düşecek yıldırımlardan koruma amaçlıdır. Eğer bir yıldırım düşmesi olursa bu ağaçları yıldırımı üzerine çekerek camiye yıldırımın düşmesini engelleyecektir.

Erzurum Lalapaşa Camisi Hava Savunma Sistemi

Lalapaşa Cami Hakkında!

Lala Paşa Camisi; Erzurum'da Osmanlı Dönemi'nde yapılan ilk cami özelliğini taşımaktadır. Erzurum’da  inşa edilen diğer Osmanlı camilerine de model olmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman'ın komutanı, Kıbrıs fatihi, Sadrazam Lala Mustafa Paşa; Erzurum Beylerbeyi görevini yürüttüğü dönemde, 1562 yılında camiyi yaptırmıştır.

Mimar Sinan'a ait olan eserin yanında bir saray, bir de sübyan mektebi yer almış, ancak bunlar günümüze kadar ulaşamamıştır.

Erzurum Lalapaşa Cami

Lala Paşa Camisi; Şehzadebaşı, Sultan Ahmet Cami, Eminönü Yeni Cami ve Yeni Fatih gibi İstanbul camilerinde uygulanan plan tipinde, ancak onlardan hayli küçük ölçekli olarak inşa edilmiştir.

Ortada dört paye ile taşınan merkezi kubbe, dört yanda sivri kemerlerle desteklenen yarım çapraz tonozlar, köşelerde de dört küçük kubbeden oluşan merkezi planlı bir örtü biçimine sahip olan caminin iç mekânını iki sıra halinde 28 pencere aydınlatmaktadır. Alt sıradaki pencere alınlıkları üzerinde bulunan çiniler, şehrin Ruslar tarafından işgal edilmesi sırasında atılan kurşunlarla zedelenmiştir. Yapının kitabesi, yuvarlak ve mukarnaslı olan mihrabın üzerinde yer almaktadır. Pencerelerde bulunan hadisler, hat sanatından eşsiz örnekler sunar. Kare kaide üzerine kurulmuş olan cami minaresi, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Beyaz taştan inşa edilen minare, kırmızı taşlı bileziklerle süslenmiştir. Caminin avlusunda, sekiz köşeli ahşap ve konik çatılı bir şadırvan yer almaktadır. Bu şadırvandaki sütunlar son derece güzel taş işçiliği ile bezenmiştir. Son cemaat yerindeki batı mihrabiyenin üzerinde, ters "T" şekilli mermer levhalar üzerine yazdırılmış ferman bulunmaktadır. 1670 yılında yazılan bu ferman IV. Mehmed’in halka vergi muafiyeti getirdiğini anlatmaktadır. Tamamı kubbe ile örtülü son cemaat yeri de sivri kemerlerle öne ve yanlara açık bir mimari üslup gösterir.

Kaynak: Tacettin Özonur /  Erzurum Gezi Rehberi Kitabı Tablet İletişim Yayınevi

Manşet Görsel Kaynak: Furkan Özsarı

Yorum Yazın