Erzurum Bakırı: Asırlık Çekiç Seslerinin Coğrafi İşaret Yolculuğu
Erzurum, yalnızca mutfağıyla değil, el sanatlarıyla da Anadolu'nun en köklü şehirlerinden biridir. Oltu taşından ehram dokumacılığına uzanan bu zengin mirasın en gür sesli temsilcisi ise hiç şüphesiz Erzurum Bakırıdır. Asırlardır çarşılarımızda yankılanan çekiç sesleri, bugün coğrafi işaret tescili ile taçlandırılmayı bekliyor.
Erzurum'da Bakırcılığın Köklü Tarihi
Tarihi İpek Yolu üzerinde kurulan Erzurum'umuz, kervanların konakladığı bir ticaret merkezi olması hasebiyle el sanatlarının da beşiği olmuştur. Bakırcılık, şehrimizde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bu yana baba mesleği olarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Eski Erzurum çarşılarında bakırcı ustalarının dükkânları ayrı bir sokak oluşturur, sabahın erken saatlerinden akşama kadar çekiç sesleri hiç dinmezdi.
Erzurum'un sert ikliminde bakır kaplar yalnızca bir süs eşyası değil, gündelik hayatın vazgeçilmez parçasıydı. Kışın uzun sürdüğü şehrimizde yemekler bakır kazanlarda pişer, sular bakır güğümlerde taşınır, çaylar bakır semaverlerde demlenirdi. Bu yüzden Erzurum Bakırı, halkımızın hayatına dokunan, yaşayan bir kültürdür.

Erzurum Bakırını Özel Kılan Nedir?
Erzurum Bakırının en büyük özelliği, dövme tekniği ile üretilmesidir. Usta ellerde tek parça bakır levha, örs üzerinde binlerce çekiç darbesiyle şekillendirilir. Makine işi ürünlerin aksine dövme bakır, hem daha dayanıklıdır hem de üzerindeki çekiç izleri her ürünü eşsiz kılar. Ustalarımızın elinden çıkan her sini, her güğüm adeta imzalı bir sanat eseridir.
Erzurum bakır ustalarının elinden çıkan başlıca ürünler arasında sini, güğüm, kazan, cezve, semaver, lenger, sitil ve mangal sayılabilir. Bu ürünlerin üzerine işlenen kazıma motifler, Erzurum'un tarihi yapılarından ve yöresel desenlerinden ilham alır. Ayrıca bakır kapların kalaylanması da bu zanaatın ayrılmaz bir parçasıdır; kalaycılık geleneği bakırcılıkla el ele yaşatılmıştır.
Çeyizlerin Baş Tacı: Bakır Eşyalar
Erzurum'da bakırın ayrı bir manevi değeri de vardır. Eskiden kız çeyizlerinin en kıymetli parçaları bakır eşyalardı. Anadan kıza geçen bakır siniler, kazanlar ve güğümler, ailelerin bereket ve zenginlik nişanesi sayılırdı. Bugün hâlâ birçok Erzurum evinde, dedelerimizden yadigâr kalan yüz yıllık bakır kaplar itinayla saklanmaktadır.

Coğrafi İşaret Tescil Sürecinde Erzurum Bakırı
Türkiye'nin coğrafi işaret zenginliğinde zirvede yer alan şehrimiz, tescilli ürün sayısını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvurusu yapılan 26 yeni ürün arasında Erzurum Bakırı da yer alıyor. Enişte Tatlısı, Çat Balı, Hasankale Dövme Kebap ve Pasinler Köfte gibi değerlerimizle birlikte tescil sırasını bekleyen Erzurum Bakırı, el sanatları kategorisinin en güçlü adaylarından biri.
Bu başvurunun temel gayesi; Erzurum Bakırının aslına uygun üretimini güvence altına almak, makine işi taklit ürünlerin önüne geçmek ve bakırcı ustalarımızın emeğini korumaktır. Tescilin alınmasıyla birlikte Erzurum Bakırı adını yalnızca şehrimizde, geleneksel usullerle üretilen ürünler taşıyabilecektir.
Kaybolmaya Yüz Tutan Zanaatın Yaşatılması
Ne yazık ki günümüzde fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla bakırcılık zanaatı zor günler geçirmektedir. Şehrimizde bu mesleği sürdüren usta sayısı her geçen yıl azalmaktadır. Coğrafi işaret tescili, bu asırlık zanaatın gelecek kuşaklara aktarılması için hayati önem taşımaktadır. Tescille birlikte genç çırakların yetiştirilmesi, ustalık geleneğinin canlanması ve bakır ürünlerimizin ulusal pazarda hak ettiği değeri bulması hedeflenmektedir.

Erzurum Turizmine Katkısı
Erzurum Bakırının tescillenmesi, şehrimizin kültür turizmine de büyük katkı sunacaktır. Erzurum'a gelen misafirlerimiz, Oltu taşının yanında dövme bakır ürünlerimizi de hatıra olarak alabilecek, bakırcı çarşılarımız turistik rotaların vazgeçilmez durağı hâline gelecektir. Asırlık çekiç seslerinin yeniden gür çıkması, hem kent ekonomimize hem de kültürel mirasımıza güç katacaktır.



















Topluluk
Yorumlar (0)