Yapılan araştırmaya göre Erzurum ve Erzincan, kişi başına yılda ortalama 12-13 kitap okuma oranıyla Türkiye’nin zirvesinde yer aldı. Türkiye genelinde kişi başına düşen ortalama kitap sayısı 7,2 olarak belirtilirken, Erzurum’un bu ortalamanın belirgin biçimde üzerine çıkması şehir adına dikkat çeken bir tablo ortaya koydu.
Erzurum ve Erzincan ilk sırada
Araştırmada Erzurum ve Erzincan’ın ardından 10-12 kitap ortalamasıyla Yalova, Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu geliyor. Ankara ise üçüncü sırada gösteriliyor. Bu sıralama, kitapla kurulan bağın yalnızca büyük şehirlerin imkânlarıyla açıklanamayacağını da gösteriyor.
Erzurum için bu sonuç yabana atılacak bir veri değil. Kışın uzun sürdüğü, ev içi hayatın güçlü olduğu, eğitim ve sohbet geleneğinin hâlâ karşılık bulduğu şehrimizde kitap, sadece boş vakit uğraşı olarak görülmüyor. Okuyan, anlatan, dinleyen ve öğrendiğini paylaşan bir şehir hafızası var.
Türkiye’de en çok edebiyat, din ve eğitim okunuyor
Araştırmada Türkiye genelinde en çok tercih edilen türler de sıralandı. Buna göre okurların yüzde 19,5’i edebiyat, yüzde 18,3’ü din, yüzde 16,2’si ise eğitim türündeki kitapları tercih ediyor. Erzurum ve çevresinde ise dinî içerikli yayınların daha fazla öne çıktığı ifade ediliyor.
Bu tercih, Erzurum’un kültürel yapısıyla birlikte düşünüldüğünde daha anlaşılır hale geliyor. Şehirde medrese geleneğinden aile sohbetlerine, cami çevresindeki öğrenme halkalarından okul sıralarına uzanan bir bilgi arayışı var. Elbette her okurun dünyası başka; kimi romanla kendine yeni bir pencere açıyor, kimi dinî eserlerle bilgisini tazeliyor, kimi de eğitim kitaplarıyla geleceğine hazırlanıyor.
İlim geleneğinden üniversite şehrine
Erzurum’un kitapla kurduğu bağın arkasında köklü bir birikim bulunuyor. Yüzyıllar önce Çifte Minareli Medrese’de yükselen ilim geleneği, 1957’de kurulan ve Türkiye’nin ilk beş üniversitesinden biri olan Atatürk Üniversitesi ile bugüne taşındı. Bu çizgi, şehrin yalnızca geçmişte değil, bugün de öğrenmeye açık bir merkez olduğunu gösteriyor.
Atatürk Üniversitesi’nin varlığı, Erzurum’un gündelik hayatında da hissedilen bir eğitim iklimi oluşturuyor. Öğrencisiyle, akademisyeniyle, mezunuyla ve şehirde kitapla temas eden her hemşehrimizle bu iklim canlı kalıyor. Bu yüzden Erzurum’un listede üst sıralarda yer alması, sadece bir istatistik değil; şehrin kendini nasıl beslediğinin de işareti.
Şehrimiz adına anlamlı bir tablo
Okuma oranlarında zirvede görünmek elbette tek başına yeterli değil; asıl mesele bu alışkanlığın çocuklara, gençlere ve günlük hayata daha çok yayılması. Kitap, bir şehrin hafızasını diri tutar. Erzurumumuz için bu sonuç, geçmişten gelen ilim damarının hâlâ canlı olduğunu gösteren sıcak ve sevindirici bir haber olarak okunmalı.





Topluluk
Yorumlar (0)