İbrahim Hakkı Hz. Hanımlarına Yazdığı Duygu Yüklü Mektuplar!

İbrahim Hakkı Hazretlerinin 18. Yüzyılda hanımlarına yazdığı, duygu yoğunluğunun ifadesi mektuplar.

İbrahim Hakkı Hz. Hanımlarına Yazdığı Duygu Yüklü Mektuplar!


İbrahim Hakkı Hazretleri


18. yüzyılda yaşamış Hasankaleli İbrahim Hakkı Hazretlerinin (1703-1780); Marifetname adlı bir ansiklopedisi ve 15 ten fazla yazılı yapıtı ve bir de divanı bulunuyor.


Gerçek sevgilerin tartışıldığı günümüzde eşler arası sevgi ve muhabbete vesile olacağını düşündüğümüz, İbrahim Hakkı Hazretlerinin 18. Yüzyılda hanımlarına yazdığı, duygu yoğunluğunun ifadesi mektupları sizlere sunuyoruz.


İbrahim Hakkı Hazretlerinin Eşi Firdevs'e Yazdığı Mektup

«İzzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asıllı usullu, akıllı, iz'anlı, hünerli, marifetli, üsluplu, yakışıklı, güzel huylu, tatlı dilli, uzun boylu, ince belli, kıl ayıpsız hatunum, helalim Firdevs hatun huzuruna:

Derunu dilden ve canu gönülden selamlar ve dualar edip ol mübarek nazik hatırın sual ederiz. Hüdanın birliğine emanet veririz. Benim nazlı yarı gamküsarım, benim, şenliğim, keyfim, benim canım Firdevsim, neylersin? Nişlersin? Ne keyiftesin? Ne fikirdesin? Ne haldesin? Ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Okur musun, nakış mı işlersin? Oynar mısın, güler misin? Benim gönlüm senin hayalinle eğlenir, sen nicesin? Keşke sizi getirsem bu vilayetleri seyrettirsem; zira sensiz canım rahat olamıyor.

Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahvalmış bilmezdim. Hak Teala gönül huşluğuyle bir dahi dünya göziyle görüşmek müyesser eylesin amin.

Firdevs, Firdevs o saçların seveyim, Firdevs Firdevs o başın seveyim, o kaşın seveyim, o gözün seveyim, o yüzün seveyim, ayıpsız canın seveyim. Sakın benden küsmeyesin ki gönlüm sıkılmasın, kusurlarımı affet, ahiret hakkını helal eyle... Bu uçkuru bana yadigâr mı verdin, yoksa bununla beni bağladın mı? Zira yadigâra ne hacet hiç hatırımdan çıkmadın, gözüm önünde durursun. Böylece apayan gönlümdesin... Allaha emanet olasın. Bin tabaka kâğıt yazsam seninle sözlerim tükenmez. Hele yavaş; inşallahü Teala ramazan geceleri sabahlara değin sana çok çok gördüğüm, isittiğim hikâyeler söylerim. Her gördüğüm, işittiğim pak şeyleri ve esvapları size layık görürüm; eğer fırsatım olursa alırım, yoksa siz sağ olunuz; birer hamaylı getirürem. Şimdilik mektubum boş olmasın için bir pak bürüncük gömlek göndermişim, mazur olsun. Sizin hevesinize çermiği yaptırırım.

Allahın birliğine emanet olasınız. Ömrün uzun olsun, amin ya muin.»


İbrahim Hakkı Hazretlerinin Eşi Fatma Hanıma Yazdığı Mektup

«Ve izzetli, hürmetli, muhabbetli, hatırlı gönüllü, asıllı usullu, akıllı, sabırlı, güzel huylu, tatlı dilli, hanım yapılı, güleç yüzlü, alçak gönüllü lorvişim, ehlim helalim Fatma Hanım huzuruna: Deruni dilden ve canu gönülden selamlar ve dualar edip mübarek hatırın sual ederiz ve Hüdanın birliğine emanet veririz. Benim yadigârım, benim gamsusarım, benim aklım fikrim, benim canım, hanım, neylersin? Nişlersin? Ne fikirdesin? Ne haldesin? Ne demdesin? Benim yükümü çeken, benim hatırım sayan, benim ateşime yanan!.. Selamet kurtuldun mu? Allah emeklerin zayi etmesin. Ben isterdim ki senin bu hizmetinde bulunayım, ama takdir böyle imiş. Şimdi bir selamet haberin müjdesini bekliyorum...»


İbrahim Hakkı Hazretlerinin Eşi Belkıs Hatuna Yazdığı Mektup

«Ve izzetli, muhabbetli, hakikatli, sefkatli, gayretli, edepli, helalim Belkıs hatuna: Selamlar edip mübarek hal ve hatırın sual edip Hüdaya emanet veririz. Benim iyazı hassım, benim pak arı tavırlı yosmam, benim derdimi belamı çeken emektarım keyfin nice? Neylersin? Ne haldesin? Ne demdesin? Bacılarınla hoş tatlı mısın? Hatırım için cümleye izzet, hizmet eder misin... Benim yarim, benim Allahlık ehlim, gurbet elde seni unutmam. Sen benim gene evvelki iyazı hassımsın. Hiç gönlüne bir gam ve elem getirme, keyfini aç, Allahü Teala muinin olsun; sağ selamet seni bana bağıslasın...»


İbrahim Hakkı Hazretlerinin Eşi Züleyha Hatuna Yazdığı Mektup

«Ve izzetli, hürmetli, muhabbetli, hakikatli, hatırlı gönüllü, himmetli, sabırlı, marifetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik elli, ince belli, şirin yıldızlı has odalığım, oğlum annesi, gönlüm cenanesi, incu danesi, hatunum ve hatunum ve hanım Küçük kadın Züleyha hatun huzuruna: Candan selamlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırın kat kat sual ederiz; Allahın birliğine emanet veririz.

Benim küçük kadınım, benim âşık paşam, benim gözüm, benim sırdaşım, benim dervişim, benim emektarım, ne keyiftesin? Ne haldesin? Ne demdesin? Neylersin? Nişlersin? İyi misin? Hoş musun? Allah muinin olsun. Hak Teala canına sağlık, gönlüne hoşluk versin. Tanrı seni bana bağışlasın; bir dahi dünya göziyle görüşmek müyesser eylesin amin. Aceb cihanda senin gibi var mıdır?

Zilhem, Zilhem! O tatlı canını seveyim; o tatlı bakışlarını seveyim; hiç fikrimden gitmezsin, böylece ayan gönlümde durursun. Benim nazik âşıkım, senin için yollarda ve İstanbul'da besteler yazıyorum ve öğreniyorum ki inşallah gelende seninle ses sese verelim de türlü türlü besteler, güzel güzel kitaplar okuyalım. Allahü Tealaya âşık olalım, safalar edelim.

Bir küçük kadın gördüm, hemen sana benzettim. Selam sabah ettim, sesi dahi sana benzerdi; senin hatırın için sokak ortasında ana yaranlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar kocası varmış zindanda, ana ekmek görürmüş. On kuruş borcunu vererek anı halas edip sevabını sana bağısladım. Allahü Teala senden razı olsun, zira ben senden yer gök dolusu razıyım... Cümle küçük kadınlar sana kurban olsun ve büyük kadınlar bacılarına kurban olsunlar. Benim hakkımda siz bana dünyalar değersiniz.

Hak Teala dördünüzü bana dünyada bağışlasın ve ahirette Firdevsi alada dahi sizi bana versin amin ya Erhamürrahim; dahi ben kim senin fikrinde ve hayalinde değilim. Bu muhabbetname boş gelmesin için her birinize birer bürüncük gömlek irsal olundu, simdilik mazur olsun. İnsallah yakında vademiz tamamında ağa efendimizden destur aluruz ve gelip sizinle çermikte çimeriz; zira bu çermiği sizin hevesinizle yaptırdım. İnsallah elime akça girerse camus çermiğinde sizin için bir küçük kümbed yaparız. Siz gidende ol küçük çermiği yasağ edersiz.

Tenha safayla çimer çıkar, pak olursuz. Sizinle ol kadar çok sözlerim vardır ki bir ay yazsam tükenmez...»

Türk Dili, Mektup Özel Sayısı, Sayı: 274 Temmuz 1974 Aktaran: Gündüz Aktan

Yorum Yazın