Erzurumun Olur ilçesinde karşılaştığım misafirperverlik, insanlık beni çok etkiledi...

Çay İşdiz Mi? Çay İçtiniz Mi?

"ÇAY İŞDİZ Mİ?/ ÇAY İÇTİNİZ Mİ?"

Erzurum bir gün içinde günü birlik gezip tanıyabileceğiniz bir şehir değil. Hep kışıyla ansak da Anadolu gibi her zaman dört mevsimi bir arada yaşayabilirsiniz. Her ilçesinde ayrı tat ve ruh vardır. Ben bu tadı ve ruhu Olur ile almaya başladım. Coğrafyası mikroklima diye tabir ettiğimiz bir havaya sahip. Hem Karadeniz hem de Doğu Anadolu kültürünün harman olduğu bir coğrafya. 

Akdağ'a çıkarsanız etrafınızda 360 derece dönerseniz bir tarafınız Uzundere bir taraf Ardahan-Göle bir taraf Şenkaya bir taraf ise Oltu. Dağları yıldızlarla el ele vermiş vakur bir aile babası gibi. Gölgesine sığınsanız bir baba şefkatiyle bütün yıldızları göz önüne serer. Sevgisini belli etmez görünse de sırtınızı dayadığınızda büyülendiğiniz dağlarında insan gibi görünen içleri oyulmuş sert kayalıklara rastlarsınız. Hayat rüzgarı, insanın yürek yağışı, dert, sıkıntı bizi de oyuk oyuk etmiyor mu... Ama yine dik durmuyor muyuz o dağlar gibi. Dağların karşılarında ise koca koca ormanlar var. Dişi kuş gibi yuvasını yaparcasına her santimi bir verimlilik türküsü söylüyor. Verimli olan "Toprak Ana" bakıp büyütüyor; dutla, incirle, narla, elmayla kısacası meyve ve sebzeyle. 

Olur'da en çok sevdiğim konuk karşılama diyaloğu ise bizi her gören Olur’lunun "Çay işdiz mi?" demesi. Bir Erzurum’lu olarak ben de bilirim bizim geleneksel sosyal kültürümüzde vardır misafirperverlik ama "Çay işdiz mi?" sorusunun içimde yarattığı samimiyet havasını anlatmaya sözcükler bulamıyorum. Acıktığımızı yüze vurmadan naif bir şekilde soruyorlar. Çünkü çayın yanına mutfakta ne varsa sofraya getiren Olur insanı konuğunu ikramsız göndermemeyi şiar edinmiş gerçek bir Anadolu insanı. 

Şalpazarı'nda şal dokuyan Bilginur Abla, Asiye Abla, Ruhani Abla bizi yola vururken (Uğurlamak) "Allah razı olsun" dediler. Dedim "Siz misafir ettiniz, siz zahmet ettiniz, bizden niye Allah razı olsun." Dedi ki "Siz de bizim kültürümüz için buraya kadar uzak dememiş gelmişsiniz. Burada üç mahalle var, mahalleli bile buraya gelmezken siz gelmişsiniz. Üstelik Olur'u tanıtıyorsunuz." 

Anadolu’nun samimi ve yüce gönüllerle donatılmış insanlarına ev sahipliği yapan bu coğrafyaya sonsuz bir aşkla bağlandığımı anladığımda, yüreğim kuş gibi uçmak istedi ve "Biz çay içtik, insanlık da ölmemiş. Anadolu'da analar ölmediği sürece insanlık da ölmez." diye haykırmak istedim.

Canan Şimşek
@okurgezercanan

Yorum Yazın