Erzurum Portalı Logo
YAZARLAR

Murat Ertaş: Kültür Yolu Festivalinde Neler Olmalıydı?

Murat Ertaş, Erzurum Kültür Yolu Festivali programını şehir hafızası üzerinden değerlendirdi; Dede Korkut’tan Köroğlu’na, Âşık Kerem’den Kadı Mustafa Darir’e uzanan öneriler sundu.

Murat Ertaş: Kültür Yolu Festivalinde Neler Olmalıydı?
Özet

Murat Ertaş, Erzurum Kültür Yolu Festivali programında şehrin kültürel hafızasına daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirtti. Öneriler arasında Dede Korkut, Köroğlu, Âşık Kerem, Kadı Mustafa Darir, Erzurum türküleri, tabiat gezileri ve şehrin manevi isimleri bulunuyor.

Murat Ertaş, Erzurum Kültür Yolu Festivali programında şehrimizin kültürel hafızasını taşıyan isimlere, hikâyelere ve tabiat varlıklarına daha geniş yer ayrılması gerektiğini dile getirdi. Ertaş’ın önerileri; Dede Korkut ve Köroğlu anlatılarından Erzurum türkülerine, Kadı Mustafa Darir’den Pir Ali Baba ve Ahi Tomanbaba’ya uzanan kapsamlı bir kültür programına işaret ediyor.

Dede Korkut ve Köroğlu festivalde yer bulmalıydı

Değerlendirmenin ilk sırasında Dede Korkut bulunuyor. Ertaş, Dede Korkut hikâyelerinin merkezinde yer alan Erzurum’da şimdiye kadar bu kültürel mirasa ilişkin bir program yapılmadığını belirterek festivalin bu eksikliği giderebileceğini ifade etti. Dede Korkut’un anlatıldığı, hikâyelerinin konuşulduğu ve kuşaklar arasında yeniden hatırlandığı bir etkinlik, festival takviminin şehirle bağını güçlendirebilirdi.

Ertaş’ın dikkat çektiği bir başka ortak değer ise Köroğlu. Erzurum’un, Azerbaycan’ın ve Türk coğrafyasının kültürel hafızasında yaşayan Köroğlu’nun; şehrin çevresindeki Köroğlu kaleleri ve Köroğlu Barı üzerinden festivale taşınabileceğini belirtti. Böyle bir program, yalnızca bir halk kahramanını anmakla kalmaz; barımızı, anlatılarımızı ve komşu kültürlerle kurduğumuz bağı da aynı çatı altında buluşturabilirdi.

Âşık Kerem ve Erzurum türküleri anlatılabilirdi

Ertaş’a göre Türk coğrafyasının Erzurum’u tanıdığı önemli anlatılardan biri de Âşık Kerem hikâyesi. Festival kapsamında bu hikâyelerin anlatılabileceğini ve Âşık Kerem merkezli bir âşıklar programı düzenlenebileceğini kaydeden Ertaş, sözlü kültürümüzün sahnede kendi diliyle temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Erzurum türkülerinin de yalnızca seslendirilmesiyle yetinilmeyebilirdi. Türkülerin doğduğu kültür coğrafyasını, taşıdığı hatıraları ve hikâyeleri anlatan programlar hazırlanması önerildi. Hemşehrilerimizin yıllardır dinlediği eserlerin hangi yaşanmışlıktan süzüldüğünü öğrenmesi, festivalin konserlerin ötesine geçerek şehir belleğine dokunmasını sağlayabilirdi.

Yunus Emre programına olumlu not

Festival kapsamında olumlu bulunan çalışma, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesinin girişimleriyle hazırlanan “Yunus Emre Erzurum’da” programı oldu. Etkinliğin 22 Ağustos Cumartesi günü Çifte Minareli Medrese’de yapılacağı belirtildi. Ertaş, bu programı şehrin kültür dünyasıyla bağ kuran yerinde bir adım olarak değerlendirdi.

Öneriler arasında ilk Türkçe siyer ve mevlid yazarı Erzurumlu Kadı Mustafa Darir de bulunuyor. Ertaş, Darir’in eserleri çevresinde mevlidi güzel okuma yarışmaları ile konferanslar düzenlenebileceğini ifade etti. Böylece adı Erzurum’la birlikte anılan bir ilim ve edebiyat insanı, farklı yaşlardan katılımcıların takip edebileceği programlarla yeniden gündeme taşınabilirdi.

Festival şehrin tabiatına da açılabilirdi

Ertaş’ın yaklaşımı festival alanlarını şehir merkezindeki sahnelerle sınırlamıyor. Erzurum’un tabiat varlıklarına ve güzelliklerine bir hafta boyunca geziler düzenlenmesini; halkın bu yerleri tanımasını ve hikâyelerini yetkililerden dinlemesini öneriyor. Böyle bir takvim, yaşadığımız şehri yalnızca uzaktan seyretmek yerine yerinde görmemize imkân verebilirdi.

Pir Ali Baba ve Ahi Tomanbaba gibi Erzurum’un manevi ve toplumsal hafızasında yer alan isimlerin öne çıkarılacağı programlar da öneriler arasında. Bu isimlerin hayatını ve şehirle bağını anlatan buluşmalar, festivalin geçmişle bugün arasında daha sağlam bir köprü kurmasına katkı sunabilirdi.

Daha kalabalık değil, daha Erzurumlu bir program

Ortaya konulan önerilerin ortak noktası, etkinlik sayısını artırmaktan çok festivalin Erzurum’la bağını derinleştirmek. Dede Korkut’u, Köroğlu’nu, Âşık Kerem’i, türkülerimizi, tabiatımızı ve şehrin yetiştirdiği isimleri aynı programda buluşturmak; Erzurum’un kendi hikâyesini yine kendi sesiyle anlatmasına imkân verebilirdi.

Kültür Yolu Festivali gelip geçen bir etkinlik takvimi olmanın ötesine geçecekse yolunu bu şehrin hafızasından geçirmeli. Erzurumumuzun anlatacak sözü, okunacak eseri, söylenecek türküsü ve ziyaret edilecek nice durağı var. Bundan sonraki programlarda bu mirasa daha fazla kulak verilmesi, festivalin şehirde bıraktığı izi de güçlendirecektir.

ERZURUM KÜLTÜR YOLU FESTİVALİNDE NELER OLMALIYDI?

1-Dede Korkut hikâyelerinin merkezinde olmasına rağmen şimdiye kadar Erzurum'da "Dede Korkut"a dair bir program yapılmamış. Programda Dede Korkut olmalıydı.

2-Köroğlu Erzurum'un, Azerbaycan'ın ve Türk coğrafyasının ortak kültürel değeridir. Erzurum'un etrafında birkaç Köroğlu kalesi varken ve "Köroğlu Barı"mız varken festivalede Köroğlu yok. Olmalıydı.

3-Tüm Türk coğrafyası Erzurum'u "Aşık Kerem" hikâyesiyle tanıyor. Aşık Kerem hikayeleri anlatılabilir, Aşık Kerem aşıklar programı düzenlenebilirdi.

4-TDED Erzurum'un girişimleriyle "Yunus Emre Erzurum'da" programı yapılıyor. 22 Ağustos Cumartesi Çifteminareli Medrese'de... Bu iyi.

5-İlk Türkçe siyer/mevlid yazarı Erzurumlu Kadı Mustafa Darir... Mevlid'i güzel okuma yarışmaları yapılabilir, konuyla ilgili konferanslar olabilirdi.

6-Erzurum türkülerinin kültür coğrafyası ve hikâyeleriyle ilgili programlar yapılabilirdi.

7-Erzurum'un tabiat varlıkları ve güzelliklerine bir hafta boyunca seferler düzenlenebilir, halkın buraları tanıması ve buraların hikâyesini yetkililerden dinlemesi sağlanabilirdi.

8-Pir Ali Baba, Ahi Tomanbaba gibi isimlerin öne çıkarılacağı programlar yapılabilirdi.

9-"Erzurum ve Şiir" konusunda seminerler, şiir dinletileri yapılabilirdi. Meselâ Şair Nefi, Ziya Paşa, Erzurumlu Emrah... anılabilirdi.

10-Dumlubaba'da yayla şenliği yapılabilirdi.

11-Hınıs ve Karaçoban coğrafyasındaki kültür ve tabiat varlıklarına yönelik şenlikler yapılabilirdi.

12-Hem Uzundere'deki Tortum gölünde hem Hınıs'taki Hamurpet gölünde su sporları ve fotoğraf gezisi yapılabilirdi.

13-Erzurum tabyaları arasında dağ bisikleti turu düzenlenebilirdi.

14-Tarihi ve edebî kişiliklerin anılmasında kale etrafındaki taş konaklar tercih edilebilirdi.

15-Nurullah Akçayır, Aysun Gültekin ve diğer Erzurumlu ses sanatçılarımız konser verebilirdi.

16-Erzurum-Tebriz, Erzurum-Tiflis, Erzurum-Kerkük/Harput, Erzurum-Gence müzik ve şiir geceleri düzenlenebilirdi.

17-Mümtaz Turhan, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Nurettin Topçu Erzurum'un yetiştirdiği filozoflar... Bu mümtaz şahsiyetler anılabilirdi.

18-Seyyahların ve Erzurum'a yolu düşmüş yabancı şairlerin Erzurum ile ilgili tarihe düştükleri notlar ve şiirler üzerine program yapılabilirdi.

19-Pir Ali Baba tepesinden ve Ejder tepesinden güneşin batışı izlenebilirdi.

20-Rekor bar gösterileri yapılabilirdi.

21-Erzurum'da ve ilçelerdeki halkın "ziyaretgâh" olarak gördüğü yerler ve bu yerler etrafında oluşmuş halk hikâyeleri anlatılabilirdi.

22-Şehirdeki tüm cirit takımlarının katıldığı şehir içinde atlı yürüyüş yapılabilirdi. Haftada iki defa...

23-Değişik yaş gruplarında hem hafızlık hem güzel Kuran'ı güzel okuma yarışmaları yapılabilirdi.

24-İbrahim hakkı Hazretleri'nin Marifetname'sinde astronomiye dair araştırmalarının da anlatıldığı, Konaklı'da bir gökyüzü gözlem etkinliği düzenlenebilirdi.

25-Geçmişten bugüne Erzurum tasavvuf gelenekleri ve mutasavvıf şairlere dair program yapılabilirdi.

Sıkça Sorulan Sorular

Murat Ertaş, Erzurum Kültür Yolu Festivali için neler önerdi?

Ertaş; Dede Korkut, Köroğlu, Âşık Kerem, Kadı Mustafa Darir, Erzurum türküleri, tabiat varlıkları, Pir Ali Baba ve Ahi Tomanbaba merkezli programlar düzenlenmesini önerdi.

Köroğlu festival programına nasıl taşınabilirdi?

Köroğlu anlatıları, Erzurum çevresindeki Köroğlu kaleleri ve Köroğlu Barı birlikte ele alınarak ortak kültürel mirası anlatan bir program hazırlanabilirdi.

Âşık Kerem için hangi etkinlik önerildi?

Âşık Kerem hikâyelerinin anlatılması ve Âşık Kerem merkezli bir âşıklar programı düzenlenmesi önerildi.

Yunus Emre Erzurum’da programı ne zaman ve nerede yapılacak?

Programın 22 Ağustos Cumartesi günü Çifte Minareli Medrese’de yapılacağı belirtildi.

Erzurum’un tabiat varlıkları festival programına nasıl katılabilirdi?

Bir hafta boyunca tabiat varlıklarına geziler düzenlenmesi, hemşehrilerimizin bu yerleri görmesi ve hikâyelerini yetkililerden dinlemesi önerildi.

Topluluk

Yorumlar (0)

Henüz yorum bulunmuyor.

Tüm yorumlar