Anadolu'nun Zirvesi Erzurum'da Yüksek Rakımda Yaşam

Deniz seviyesinden 1500 metre ve üzeri yüksek rakım olarak kabul edilir. Anadolu'nun zirvesi Erzurum 1853 metre ile yüksek rakımlı bir yaşam alanı.

Anadolu'nun Zirvesi Erzurum'da Yüksek Rakımda Yaşam

Deniz seviyesinden 1500 metre ve üzeri yüksek rakım olarak kabul edilir.

Anadolu'nun zirvesi Erzurum 1853 metre ile yüksek rakımlı bir yaşam alanı.

Yüksek rakımda bir takım önemli rahatsızlıklar meydana gelebilir. Bu rahatsızlıkların oluşması, kişide hastalık olup olmadığına (özellikle kalp veya akciğer hastalığı), çıkma (tırmanma) hızına ve kişinin devamlı yaşadığı yerin rakımına bağlıdır.

Peki, yüksek rakım ne yapıyor da bu problemler ortaya çıkıyor?

Sıkıştırılabilir bir madde olan havanın ağırlığı deniz seviyesinde maksimum, yükseğe doğru çıkıldıkça ise basıncı azalmaktadır. Dolayısıyla biz yeryüzünde kilometrelerce kalınlığında atmosferin ağırlığı (belli bir basıncı) ve yoğunluğu altında yaşıyoruz. Yukarılara doğru çıktıkça üzerimizde bulunan hava miktarı ve dolayısıyla ağırlığı (basıncı) azalıyor ve bununla birlikte de yoğunluğu azalıyor, hava daha gevşek yani daha "ince" hale geliyor. Aynı zamanda hava yoğunluğunun azalmasıyla sıcaklık da azalıyor. Öyle ki her 150 metrede bir sıcaklık 1 derece santigrat azalıyor.

Hayati öneme sahip olan oksijenin durumu.

Oksijen havada %21 oranında bulunur. Yükseklikle birlikte oksijenin bu yüzdesi değişmez, fakat hava "inceldiği" için onun da basıncı düşer, böylece belli bir hacimdeki oksijen molekül sayısı azalır ve böylece yükseklikle orantılı olarak solunan havadaki oksijen azalır.

Yükseklikte yaşanan bütün problemler işte bu oksijen azlığı ile ilgilidir

Erzurum'da Yaşam

1500 metreye kadar çoğu insanda bir şikayet olmaz. Fakat bu yükseklikten sonra hareketle çabuk yorulmalar başlar. 2000 metreden sonra oksijen seviyesi deniz seviyesinin %79'una iner. Nefes ve kalp atım sayısı hızlanır. 2500 metreden sonra sorunlar artar. Vücut alıştırılmazsa "ani gelişen dağ hastalığı" başlayabilir. 3000 metreden sonra normalin 2 katı sıklıkta nefes alınmaya başlanır.

Gebe kadınların, çocukların ve akciğer ve kalp hastası olanların bu yükseklik üzerine çıkmamaları uygun olur. 5500 metrenin üzeri ise ölüm bölgesi olarak isimlendirilir. Oksijen maskeleri ile bile uzun süre yaşam mümkün değildir. 7000 metrenin üzerine ise insanın alışması mümkün değildir. Bu yükseklikte sıcaklık, deniz seviyesine göre 50 derece santigrat daha düşüktür. Bu yüksekliklerde insan çok kısa sürelerde ve oksijen soluyarak kalabilir. 9000 metre üzerinde ise yaşam mümkün değildir.

Deniz seviyesinde yaşayanlar, 2000 metrenin üzerine kısa sürede çıkarlarsa rahatsızlıklar sıklıkla gelişir. 2500 metre üzerine günde 300 metreden fazla tırmanılmamalıdır.

Koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu veya doğumsal kalp hastalıkları olan hastalar yüksek rakımlarda doktorlarından gerekli bilgiyi alarak hareket etmeleri sağlık açısından önem arz etmektedir. Özellikle istirahatte veya ufak aktivitelerde nefes darlığı ve yorgunluk hisseden kalp yetmezlikli hastalar yüksek rakımdan kaçınmalıdır.

Kaynak: www.ahmetalpman.com

Yorum Yazın