7 Başlıkta İslam'ın Kilidi Erzurum!

Dadaşlar Diyarı, İslam'ın Kilidi, Doğu Anadolu'nun Gözbebeği, İpekyolu Şehri Erzurum...

7 Başlıkta İslam'ın Kilidi Erzurum!

İslam’ın Kilidi Erzurum!

Erzurum Kilidi Mülk-i İslâm'ın Mevla'ya Emanet Olsun Erzurum
Erzurum Derbend-İ Ehl-İ İslâm'ın Mevla'ya Emanet Olsun Erzurum (Alvarlı Efe Hazretleri)

Doğu Anadolu'nun Gözbebeği, İpekyolu Şehri Erzurum

Konum itibariyle çok kilit bir noktada olan, İpek Yolu'nun geçtiği, Medine ile aynı meridyen üzerinde bulunan Erzurum; Doğu Anadolu’nun gözbebeği, ülkemin çimentosu, evliyalar yatağı, kahramanlar otağı, ilim ve irfan ocağı, şairler diyarı, mutasavvıflar beldesi, mütefekkirler şehridir.

İslamiyeti Kılıçsız Kabul Eden Mübarek Belde Şehri Erzurum

Selçuklu ve Osmanlı eserleri olan camiler, külliyeler, medreseler ve hamamlarla bezenmiş mübarek bir beldedir. Şehri Erzurum İslamiyet’i Hz. Ömer’in İran seferi sırasında hicretin 23. senesinde kılıçsız olarak kabul eden bir şehirdir.

Millî Mücadelenin Temellerinin Atıldığı Kahramanlar Yatağı Şehri Erzurum

İstiklâl Harbinin ve Millî Mücadelenin temellerinin atıldığı kahramanların ve vatan sevdalıların çokça bulunduğu Şehri Erzurum mazisi derin ve tarihi pek şerefli bir beldedir.

Anadolu'nun Feyiz ve Bereketi Şehri Erzurum

Ezanların arkasından Resulullah Efendimize salât u selâm getirilen tek şehirdir. Yaklaşık beş yüz seneden beri devam eden ve sadece Şehri Erzurum’a has olan 1001 hatim geleneği başta zelzele olmak üzere birçok bela ve musibetin def’ine, feyiz ve berekete vesiledir. Erzurum’un esnafı eskiden Pazar günleri işyerlerini açmaz, büyük âlim ve mürşitlerin sohbetlerine katılır, gerek ticari konularda gerekse diğer İslami konularda bilgi sahibi olurlardı. Erzurum’un esnafı da fikir erbabı, bilgili ve son derece dindar idi.

Suları Bakımından "Ab-ı Hayat" Şehri Erzurum

İçme suları, temiz, saf, yaz günleri bardakları buğulayan, her vakit çaylarına berraklık veren, içenleri diri, zinde tutan sulardır. Her tarafından şırıl şırıl akan şadırvanlar ve gürül gürül akan çeşmeler Şehri Erzurum'a ayrı bir tat ve farklı bir güzellik bahşetmektedir.

Medeniyetler Beşiği Şehri Erzurum

Tarihi göçlerin yolları üzerinde kurulmuş olan Şehri Erzurum nice savaşlara sahne olmuş, Makedonya Kralı İskender’in, Roma İmparatorluğunun ve Bizanslıların eline geçmiştir. Selçuklu padişahı Tuğrul Bey 1048 tarihinde Pasinler Savaşı’nda Bizanslıları yenerek Erzurum’u fethetmiş, fakat şehir Bizans’a geri verilmiştir. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Selçuklu Sultanı Alparslan, Bizanslıları yenerek Erzurum’u fethetmiştir.

1202 senesine kadar Erzurum Saltuklu Beyliğinin başşehriydi. On dördüncü asır sonlarında Karakoyunlular, sonra da Timur Han Şehri Erzurum’u ele geçirmiştir. Daha sonra Akkoyunluların eline geçen Erzurum 1502’de Şah İsmail tarafından işgal edilmiştir. 1514’de Yavuz Sultan Selim Han Erzurum’u fethetmiş, Kanuni Sultan Süleyman Han da Erzurum’u kesin olarak Osmanlı topraklarına katmıştır.

Erzurum 1828-1829, 1878 ve 1916’da üç defa Rus istilâsına maruz kalmış ve büyük tahribata uğramıştır. Şehri Erzurum halkının büyük kahramanlığı tarihe altın sayfalarla yazılmıştır. 9 Kasım 1877’de işgal ettikleri Erzurum’u 13 Temmuz 1878 tarihine kadar ellerinde tutan Ruslar, 1.Dünya Harbi sırasında tekrar şehri işgal etmiş (1916);, 1917’de de şehri Ermeni çetelerine teslim etmişlerdir. Ermeni çetelerinin tahribatı ve katliamı Ruslardan daha korkunç, daha elim olmuştur.

Bir zamanlar Anadolu'nun Sayılı Şehirlerinden Erzurum

Erzurum Hz. Ömer zamanında Müslüman olduğu zaman dünyanın en büyük şehirlerinin başında geliyordu. Nüfusu 200 bin civarında idi. 1965 yılı nüfus sayımında 628.000 nüfusu ile 12. sırada olup; Diyarbakır, Kayseri ve Gaziantep gibi illerden önde idi. Şimdi ise merkez nüfusu 418 bin (Kasım,2017);. Ağır kış şartları ve iş imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı daima göç vermiştir.

Yüksel Uca, Fotoğraf Osman Çoşkun

Yorum Yazın