Erzurum’un Kalender Esnaflarından Eskici Hüsam!

Erzurum Tebrizkapı Esnaflarından Kore Gazisi Eskici Hüsam...

Erzurum’un Kalender Esnaflarından Eskici Hüsam!

Erzurum Değerleri!


Tebrizkapı Esnaflarından Kore Gazisi Eskici Hüsam...

Erzurumlu hemşerimiz Tacettin Özonur son paylaşımda Erzurum’da iz bırakmış bir değerimize yer verdi. İşte o paylaşım…

“Tebrizkapının yüzlerce kalender esnafından biri de,

Eskici Hüsam Sayal'dır...

Yetmişli yılların zanaat, ticaret ve sosyal hayatının bütün ihtişamı ile anlı şanlı yaşandığı Tebrizkapı semtinde, İstikamet Fırını önünde bulunan boş alanda seyyar tezgâhında eski eşya ve giysi ticareti ile iştigal ederdi.

Namı diğer adı, Kor Hüsam olarak çarşıda tanınan bilinen, Eskici Hüsam amca, bu lakabı, doğuştan gelen bir eksiklikten dolayı almamıştır.

Kore savaşına giden Türk birliği içinde asker olarak yer alıp, bir gözünü kaybettiğinden, madalyalı Kore Gazisi olarak almıştır.

Herkesin vatan uğruna nail olamayacağı bu şerefli yaradan dolayı, bu lakap da ona reva görülmüştür.

O vakitler insanlar günümüzün tüketim toplumu gibi, kullan çöpe at, yenisini al zihniyetinde israf eden bir toplum değildi.

Eski eşya denince sakın ola ki günümüzün ruhsuz ikinci el, çoğu plastik, sağlığa zararlı eşya ve malzeme piyasası aklınıza gelmesin.

Tebrizkapı Esnaflarından Kore Gazisi Eskici Hüsam

Eskinin eskisi, günümüzün antika sanat eserleri ile eş değerdeydi.

Kullanılan bütün eşya, alet edevat ve giysiler dededen toruna nesilden nesile aktarılarak, evlerde uzun yıllar kullanılırdı.

Bu eşya ve malzemeler zanaat erbapları tarafından özenle, sağlamlığına öncelik verilerek, kültürel motif ve işlemelerle bezenip, el emeği ve göz nuru ile yapılmış malzemelerdi.

Zorunluluktan elden çıkartılan bu eşya ve malzemeler, bugün elde olsa, antika eşya kapsamında mezat salonlarında yüksek fiyatlarla alıcı bulup, evlerin baş köşelerini süsleyecek güzellik ve özellikteydiler.

O dönemin kültürü ve tarihinden izler taşıyan, el dokuması antika halı kilim, bakır mutfak eşyaları, el oyması koltuk takımları, mis semaver, şamdan, kristal avize kahve fincan takımları gibi antika eşyalar, o günlerde cüzi paralarla, Eskici Hüsam eminin tezgâhında alıcı bulur el değiştirirdi.

Yetmişli yılların ortalarında Narmanlı Cami civarında bulunan işyerleri ve esnaflar geleneksel doku ile birlikte yol çalışmasından dolayı tarumar edilerek yıkıldı.

Eskici Hüsam emi de tezgahı Emir Şeyh cami bitişiğinde bulunan Bölenler’in eski evin boş arasasına taşıdı.

Bu yıllar, Erzurum'da geleneksel taş yapı, cumbalı toprak bacalı tarihi evlerin bir bir sökülerek, yerine iki üç katlı, tuğladan yığma beton olarak ruhsuz çatılı evlerin yapıldığı yıllardı.

Bu sökülen eski tarihi evlerin kapı, ve pencere kalıntıları, Eskici Hüsam eminin mekanında yerini alır, yapılan küçük tamiratlarla tekrar hayat bulup satışa çıkarak, bir çok yapıda yeniden kullanılırdı.

Hafta sonları üniversite camiasından tarihi eser meraklısı akademisyenlerin uğrak yeri olan bu mekânda, eski evlerin enkazlarından çıkan tarihi değerli kilit, kapı tokmağı, biblo gibi küçük tarihi parçaları satın alarak götürürlerdi.

Daha sonraki yıllarda bu mekanda sahipleri tarafından Emir Şeyh kebapçısına satılınca, hemen yan tarafındaki Mısır Otelinin yeri, Eskici Hüsam amcanın yeni mekanı oldu.

Aynı zamanda Sultan Melik Mahallesinin muhtarlığını da uzun yıllar yapan, bu arada hacca giden Hacı Hüsam Sayal, Kırmacı camisinin bitişiğinde bulunan sokakta oturuyordu.

Zümrüt, Veysal, Köksal (Yasin) ve Yakup kardeşlerin babaları olan, herkes tarafından da çok sevilen, sayılan Hüsam amca, ayaklı nüfus kütüğü gibi tanımadığı hiç kimse hemen hemen yok gibiydi.

Hoş görülü ve sabırlı mizacı ile kimsenin kalbini kırmadan, eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı sözüne hiç aldırış etmeden, eskiye rağbet ederek, bit pazarına nur yağdıran müstesna bir dadaş olan,  Eskici Hüsam Sayal, bu alemde hoş bir seda bırakarak, ebedi aleme göçüp gitmiştir."

Yorum Yazın