Erzurum'da Gelin Olmak; Ama Eski Zamanlarda!

Erzurum Gelenek ve Göreneklerinde Eski Aile Yapısı İçinde Gelin - Kaynana İlişkisi

Erzurum'da Gelin Olmak; Ama Eski Zamanlarda!

Eski Aile Yapısı İçinde Gelin - Kaynana İlişkisi

Elimizdeki bir eski belgede, eski Erzurum aile yapılanmasına ait, Medenî Kanun'dan (17 Şubat 1926); sonra tümüyle terk ettiğimiz Taaddüd-i Zevcat Kurumu ve onun töreleriyle ilgili fevkalade önemli bilgiler verilmektedir. Bazı bölümlerini sunuyoruz:

Erzurum'da gelin için konuşmak yasaktır.

Hamama giderseniz, kaynanasını, görümcelerini yıkayıp kurulamak sizin borcunuzdur.

Erkek çocuk doğurursanız ailenin mergubi (rağbet göreni) sizsiniz.

Misafir gelir de onların yanında, kayın ananızla beraber oturursanız, dinlemeye, yalnız dinlemeğe mahkûm ve söylemek arzularınızı, cevap vermek hislerini yenmeğe, söndürmeye mecbursunuz.

Sofrada sağ omuzunuz kayınpederiniz ile kayın validenize ters dönmek üzere yan oturursunuz....

Bir gün kayın ananız size "konuşmayı" emreder, konuşmaya başlarsınız ve artık kayınpederiniz de "konuşmayı" emretmekle gecikmez.

Bu emir bir "söz işidimi" diyeceğim şeyle beraber verilir. Söz işidimi İstanbul'un henüz mâ'nasını unutamadığı "yüz görümlüğü" nevinden bir hediyedir. Artık hür oldunuz, evinizin gelini oldunuz sanmayınız. Bu müsaade muakkaddır. Bunun hududu yalnız cevap vermeye kadar uzanır. Henüz her söze karışamazsınız...

Yazdan erişte kesecek, bulguru bacada kurutacak, çamaşır yıkayacak, tandır başında hamur yoğuracak, lavaş pişirecek, hiç olmazsa bununla pek ziyade meşgul olacak kadınlar lazımdır.

Erzurumlular, kadınlarını altın, inci, beşibirlikle baştan aşağıya donatırlar.

Elmasa pek rağbet yoktur. Çarşafları en halis ipektendir. Buna şüpheniz olmasın. Fakat kumaşı mongologyanın balonunu yaptığı mev'idendir. Yıka yıka giy. Ne eskimek bilir ne yıpranmak.

"Zevciniz aşktan, zevkten mahrumdur da" demedim. Siz de böyle sanmayınız. Lâkin bunun maddî olduğuna itimat buyurunuz.

Erkek evlât doğurdukça, yalnız kocanız değil, kayın ananız ve kayın babanız üzerindeki nüfuz ve kuvvetiniz de artar durur.

Ağlayamazsınız ayıptır şikâyet edemezsiniz Allah'ın emridir.

Sizden sonra gelecek kadının yabancılığına karşılık evde mevkiniz bir derece yükselir. Hükmünüz bir parça daha artar.

... Sakın boşanmaya kalkışma, boşanabileceğini sakın aklına getirme.

Buna da imkân yoktur. Erzurumlu erkek seni, ihtiyar da olsan, çirkin de olsan, kendisinin değindiği bir vücuda başkasının dokunmasını çekemez.

O halde Erzurumlu erkek karısını boşamaz.

Erzurum'da "eksik etekler" çarşıya gidemez.

Fakat Erzurum'da kadına kıymet verilmez zannetmeyiniz.

Kadın Erzurum'da hazineler pahasına elde edilir... Bir aile oğlunu evlendirmek için servetinin yarısını vermeğe mecburdur. Bir baba kızının şerefini damadının maddî fedakârlığı ile muhafaza eder.

Orta halli bir aile bin madenî lira almadan kızını vermez. Bu yüzden Erzurum'da erkek yirmi beş ve otuz; kızlar da ancak bu iki yaş arasında evlenirler.

Binâenaleyh, gelin giden bir Erzurumlu hanım kız, babasının evinden kocasının evine arkası sıra bir de servet sürükler. Gerçi damat kayınpederine bir ağır başlık vermiştir, fakat zevcesi de ona iki misli cihaz getirmiştir.

Kadın, Erzurum'da büyük hürmetlere mazhardır.

Mesela isminiz Aişe'dir değil mi? Evinizin ve komşularınızın besleme ve hizmetçileri size "Aişe Hanım" diye hitap edemezler. "Aişe Paşa" derler.

Çocuk doğurur, evde bir parça yerleşirseniz civarınızdaki fukara takımı da size "paşa" demeye başlar. Hamamlarda, düğün evlerinde natırlar, ustalar, teşrifatçılar, ikramcılar da size "paşa" diye hitap ederler. Zaman zaman bu teveccüh umumileşir. Kayın ananız gibi siz de "paşa" olur çıkarsınız.

"Çarşıya gitmek yok" dedim.

Zevkleriniz kocanızın zevkine kalmıştır. Eğer zevciniz merhametli ise, alacağınız şeyden birkaç numune göndermesini çarşıdaki satıcıya tembih eder. Bir çırak, sırtında bir küfe, koltuğunun altında bir kaç paket, yahut omuzunda bir kaç top evinize gelir, eşyayı size teslim ederek kapının önünde oturur. Size böyle bir şey geldiğini gören komşular da baca, yahut sokak kapısında başınıza toplanırlar. Karar uzun müzakere ve münakaşalarla icra edilir. Beğendiğiniz şeye nişan kor gönderirsiniz.

Erzurum'da harem sokakları evlerin damlarıdır.

Damlar düz ve topraklıdır. Her evin damı, o evin bahçesi mesabesindedir ki "baca" denilir. Kadınlar, serbest havayı bacalarda bulurlar. Evin içinde bacaya açılan muntazam kapılar vardır. Komşular bacadan bacaya geçerek birbirlerini ziyarete giderler. Bacalardan işlemek, yalnız kadınlara mahsustur. Evleri bitişik bile olsa erkekler, baca kapısından gidip gelmezler.

Erzurum'da kadınları bütün bütün hapse mahkûm zannetmeyiniz.

Araba içinde peçeleri sımsıkı kapalı olmak şartıyla çarşıdan geçebilirler. Araba onları Boğaz'a veya Köşk'e götürür. Boğaz'a erkeksiz gidilmez, fakat köşke yalnız kadınlar gider.

Dr. Lütfü Sezen, Erzurum Folkloru 3. Baskı | 120

Yorum Yazın